23 Ekim 2026, Cuma
Yazarlar

Yapay zekâ gözümüzden bakarken kendi gözümüzle görebilecek miyiz?

Yapay zekâ gözümüzden bakarken kendi gözümüzle görebilecek miyiz?


Meta’nın yapay zekâ ajanını akıllı gözlüklere taşıma planı, gördüğümüz dünyayı yorumlayan ve bizim adımıza işlem yapan yeni bir dönemin habercisi; gelişme, sağladığı kolaylık kadar insanın dikkatini ve muhakemesini makineye devretme ihtimalini de tartışmaya açıyor.

Meta, 23 Eylül’de Muse adlı yapay zekâ ajanını önümüzdeki aylarda akıllı gözlüklerine getireceğini duyurdu. Şirketin verdiği örneklerde kullanıcı, raftaki bir ürüne, duvardaki ilana veya okul ihtiyaç listesine bakarak ajanından bilgi ve işlem isteyebilecek. Bir gün önce yayımlanan Reuters haberi ise aynı cihazların yol açtığı mahremiyet kaygılarını gündeme taşıdı. İki haber birlikte okunduğunda soru açık: Yapay zekâ gözümüzden gördüklerini bizim için yorumlamaya başladığında, kendi gördüklerimizi nasıl değerlendireceğiz?

Dünya çok hızlı bir şekilde değişiyor. Artık bilim kurgu filmlerinin içerisinde yaşıyoruz desek çok da aslında abartı yapmış olmayız. Matrix filmini hatırlatan bu gelişmeyle, gözümüzün önündeki dünyaya yapay zekânın açıklamaları eşlik edecek. Şu an biz bir bilgiyi ararken yapay zekâya danışıyoruz. Artık gördüklerimizi de yapay zekâya soracağız: “Bu gördüğümüz şeyi bizim için yorumla.”

Akıllı gözlüklerle bir yazıyı okutmak, yabancı dildeki konuşmayı çevirmek, yol tarifi almak, çevredeki nesneler hakkında bilgi istemek ve telefon elde olmadan bazı işlemleri başlatmak mümkün hâle geliyor. Google’ın duyurduğu gelecek özellikleri de bu yönde. Ancak bütün bu işlevler bugün tek bir gözlükte bulunmuyor; Meta’nın Muse için anlattığı görsel işlem özelliği de henüz kullanıma sunulmadı.

Teknolojinin sağlayacağı yarar somut. Görme engelli bir kişi için menünün okunması veya çevresindeki bir nesnenin tarif edilmesi, başkasına bağımlılığı azaltabilir. İşitme kaybı yaşayan biri için konuşmanın gözlük camında altyazıya dönüşmesi de önemli bir imkân. Guardian’ın görüştüğü bir görme engelli kullanıcı, yürürken önündeki sesin kaynağını gözlüğü sayesinde öğrendiğini anlatıyor. Aynı haberde bir başka kullanıcı, canlı altyazının kalabalık konuşmalarda beklentisini karşılamadığını söylüyor. Bu deneyimler hem imkânı hem de teknolojinin bugünkü sınırını gösteriyor.

Fakat bu gözlükler yaygınlaştıkça yalnızca bilgiye erişimimiz değişmeyecek; bilgiyi nasıl gördüğümüz de değişecek. Bir ürüne baktığımızda yapay zekâ hangi özelliğini öne çıkaracak, hangi seçeneği önerecek? Bir olayı veya mekânı açıklarken hangi kaynağı kullanacak? Daha önce yapay zekânın haberleri seçme ve yeniden çerçeveleme gücünü tartışmıştık. Şimdi bu güç, telefon ekranından doğrudan görüş alanımıza taşınıyor. Akıllı Telefon İmparatorluğu yazısında işaret ettiğimiz teknolojik altyapı meselesi, akıllı gözlüklerle yeni bir aşamaya giriyor.

Yani insan aklı, insan bilinci gittikçe makineye kendi aklını ve gözünü devrediyor gibi geliyor bana. Evet, bunun birçok avantajı olabilir. Aradığımız bilgiye ve cevaba daha hızlı ulaşabiliriz. Ama her gördüğümüzü önce makineye açıklatmak, kendi gözlemimizi ve muhakememizi nasıl etkileyecek?

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünün (MIT) 67 kişiyle yürüttüğü dört haftalık araştırma, bu soruyu somutlaştırıyor. Katılımcılar haberlerin doğruluğunu yapay zekâ yardımıyla değerlendirirken daha başarılı oldu; yardım kaldırıldığında ise yeni haberleri bağımsız değerlendirme başarıları başlangıca göre düştü. Çalışma akıllı gözlükleri incelemiyor. Yine de bir işi yapay zekâyla daha iyi yapmanın, o işi kendi başına yapma becerisini geliştirmekle aynı anlama gelmediğini gösteriyor. Araştırmacılar, kullanıcıya doğrudan cevap vermek yerine onu sorularla düşünmeye yönelten sistemlerin bağımsız muhakemeyi daha iyi destekleyebileceğini belirtiyor.

Muhakeme kadar mahremiyet de bu dönüşümün parçası. Reuters’ın haberine göre bazı mekânlar gizli kayıt kaygısıyla kameralı gözlüklerin kullanımını kısıtladı. Haberde aktarılan bir davada hassas görüntülerin insan görevlilerce incelendiği iddia ediliyor; Meta iddiaları reddediyor ve kayıt sırasında uyarı ışığının yandığını söylüyor. Şirket gözlükler için daha özel bir veri işleme altyapısı da duyurdu. Ancak cihazı takan kişinin verdiği izin, karşısındaki kişinin görüntüsünün işlenmesine rıza gösterdiği anlamına gelmiyor.

👀

Çok yakın zamanda hepimizin gözünde bir yapay zekâ gözlüğü olup olmayacağını bilmiyoruz. Şirketlerin duyuruları böyle bir gelecek tasavvurunu güçlendiriyor; tüketicilerin bu cihazları ne ölçüde benimseyeceği ise açık bir soru. Asıl kararımız, gözlükler yaygınlaştığında ne kadar işi yapay zekâya bırakacağımızla ilgili olacak.

“Fakat buradaki sorun insanın kendi şuurundan ve bilincinden vazgeçmesi.” İnsan kendi insanlığını muhakeme etmeden insanlığın birikimine bırakmaya çalışıyor. Fakat bu insanlığın birikimini üreten kimdi? İnsandı. İnsan, insanlığına yön veren bir kahramandı. Şimdi bu yeni yön veren kahraman sanki bir yapay zekâ makine mi olacak?

Yapay zekâ gözlükleri bende bu tartışmayı yeniden başlattı. Önümüzdeki dönemde insan ile makine arasındaki mücadele, gördüklerimiz hakkında son sözü kimin söyleyeceği üzerinden de şekillenecek.

Dr. Muhammed Ersin Toy

Dr. Muhammed Ersin Toy

Muhammed Ersin Toy, ilköğretim ve lise eğitimini Malatya'da tamamladı. Marmara Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü'nden onur derecesiyle mezun olduktan sonra, aynı üniversitede İletişim Bilimleri Yüksek Lisans programında, sosyal medya ve...

Tüm Yazılarını Gör