Günümüzde internet üzerinden alışveriş yapmak hayatımızın olağan bir parçası hâline gelmiştir. Tüketiciler olarak bir ürün satın almaya karar verdiğimizde geniş çaplı bir pazar araştırması yaparak alışverişimizi tamamlarız. Dijital platformlar ise sadece satıcılar ile tüketicileri buluşturan birer aracı değil; aynı zamanda kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarına dair devasa verilere erişebilen ve sıklıkla kendi ürünlerini de aynı pazaryerinde satışa sunan aktörlerdir. İşte bu noktada "kendi lehine ayrımcılık" (self-preferencing) kavramı, rekabet hukukunun ve e-ticaretin kesişiminde yer alan kritik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.¹
Ticari hayatta dürüstlüğün ve adil rekabet ortamının korunması; rakip olsun olmasın tüm teşebbüslerin, tüketicilerin ve ülke ekonomisinin yararınadır. Bu doğrultuda Anayasamızın 167. maddesi, devlete piyasalarda fiilî veya anlaşma sıra dışı tekelleşme ve kartelleşmeyi önleme ile dürüst davranma ilkelerini hâkim kılma yükümlülüğü yüklemiştir. Anayasa’nın bu hükmü gereğince 1994 yılında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (RKHK) kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.² Rekabet hakkı ekonomik ve sosyal bir haktır.
Dijital pazaryerlerinde kendi lehine ayrımcılık; bir dijital platformun (pazaryeri, arama motoru veya uygulama mağazası) hem platform sağlayıcısı hem de o platformda faaliyet gösteren bir satıcı/sağlayıcı olarak çift taraflı (hibrit) bir rol üstlenmesi durumunda ortaya çıkan bir rekabet ihlalidir.³ Bu durum, platformun kendi ekosisteminde bağımsız rakiplerine karşı kendi ürün, hizmet veya iştiraklerini haksız bir şekilde öne çıkarması esasına dayanır.⁴
Rekabet hukukunun temel amacı teşebbüslerin pazardaki mevcut konumlarını korumak değil, rekabetçi sürecin kendisini korumaktır. Pazarda hâkim durumda bulunan bir teşebbüsün bu gücün getirdiği avantajlardan yararlanması, tek başına hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemez. Kendini kayırma davranışının hukuka aykırılığı incelenirken; eylemin niteliği, pazardaki etkileri, tüketici refahı ve rekabetçi süreç üzerindeki sonuçları birlikte dikkate alınmalıdır. Bir teşebbüsün daha kaliteli veya tüketiciye daha uygun ürünler sunması sebebiyle rakiplerinin pazar payı kaybetmesi meşru rekabetin bir sonucudur. Ancak hâkim durumdaki platformların bu güçlerini rekabeti bozacak şekilde kullanmamaları gerekir.
Bu noktada geleneksel ve ihlal sonrası uygulanan (ex-post) cezalandırıcı yaklaşımlar, dijital piyasaların dinamiği karşısında yetersiz kalabilmektedir. İhlallerin önlenebilmesi adına orantılı ve önleyici (ex-ante) tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadır.⁵ Bu doğrultuda küresel hukuk sisteminde iki büyük yasal reform öne çıkmaktadır:⁶
- Avrupa Birliği Dijital Pazarlar Yasası (DMA): Büyük dijital platformların rekabeti bozmasını önlemeyi amaçlayan bu düzenleme, belirli kriterleri karşılayan şirketleri "geçit bekçisi" (gatekeeper) olarak tanımlamakta ve bu yapılara katı yükümlülükler getirmektedir. Bu sayede platformların kendi ürünlerini öne çıkarmaları veya ellerindeki verileri rakiplerin aleyhine kullanmaları önceden engellenmektedir.
- Türkiye'deki E-Ticaret Düzenlemesi (7416 Sayılı Kanun): Türkiye'de 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da 7416 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler radikal çözümler sunmuştur.⁷ Düzenleme, satıcıların platformlara olan ekonomik bağımlılığını azaltmayı hedeflemekte ve belirli ölçekteki pazaryerlerinin kendi platformlarında kendi markalı ürünlerini satmalarına doğrudan kısıtlamalar getirmektedir.
- Sonuç olarak, hızla gelişen dijital pazarlarda adil bir rekabet ortamının tesisi; yalnızca genel rekabet kurallarına değil, sektöre özgü güncel yasal düzenlemelere, etkin denetim mekanizmalarına ve esnek çözüm modellerine bağlıdır.
Dipnotlar
- Rekabet Kurumu, E-Pazar Yeri Platformları Sektör İncelemesi Ön Raporu, Nisan 2021, Ankara.
- Bkz. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun genel gerekçesi.
- Rekabet Kurumu, Dijital Dönüşümün Rekabet Hukukuna Yansımaları, 1. Denetim ve Uygulama Dairesi, Nisan 2023, Ankara.
- Betül Ayhan, Rekabet Hukuku Perspektifinden Çevrim İçi Platformlarda Kendini Kayırma Sorunu ve Çözüm Önerileri, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi No: 193, s. 10, Temmuz 2022, Ankara.
- Konuya ilişkin düzenleme, RKHK’nın 9. maddesinde; 1/2003 sayılı AB Konsey Tüzüğü’nün ise 7. maddesi kapsamında ele alınmaktadır.
- Nur Özkan, Dijital Piyasalara Etkili Müdahale Arayışları: Ayrıştırma, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi No: 228, Ankara, 2025.
- 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (7416 sayılı Kanun ile eklenen Ek Madde 2 ve devamı hükümleri, T.C. Resmî Gazete, 31889, 7 Temmuz 2022).