ABD’de 39 yaşındaki bir kişi, ChatGPT’nin yanlış ilaç ve dozaj tavsiyesi nedeniyle sağlığının bozulduğunu ve haftalarca hastanede kaldığını öne sürerek OpenAI’a dava açtı. Olay, yapay zekânın sağlık alanında kullanımı ve güvenilirliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
ABD’de açılan bir dava, yapay zekâ sistemlerinin sağlık konusundaki yönlendirmelerine ilişkin endişeleri yeniden alevlendirdi. Davaya göre 39 yaşındaki David isimli kişi, ChatGPT’den aldığı iddia edilen yanlış ilaç ve dozaj tavsiyesini uyguladıktan sonra ciddi sağlık sorunları yaşadığını öne sürdü.
Yanlış yönlendirme iddiasıyla mahkemeye başvurdu
Depresyon tedavisinde ilaç kullandığı belirtilen David, ChatGPT’nin verdiği tavsiyelerin ardından sağlık durumunun kötüleştiğini ve haftalarca hastanede tedavi görmek zorunda kaldığını iddia etti. Yaşadığı sorunlardan yapay zekâ sistemini sorumlu tutan David, yanlış yönlendirme iddiasıyla OpenAI şirketine karşı hukuki süreç başlattı.
Dava dosyasına ilişkin aktarılan iddialar, yapay zekâ araçlarının özellikle ilaç kullanımı ve sağlık kararları gibi hassas alanlarda ne ölçüde güvenilir olduğu sorusunu gündeme taşıdı.
Yapay zekânın sınırları yeniden tartışılıyor
Davacı tarafın avukatları, yapay zekâ sistemlerinin kullanıcılarla etkileşim ve algoritmalar üzerinden çalıştığına dikkat çekerek bu sistemlerin sağlık alanındaki yönlendirmelerinin doğurabileceği riskleri gündeme getirdi.
Uzmanlar açısından da önem taşıyan tartışmanın merkezinde, yapay zekâdan alınan bilgilerin profesyonel tıbbi değerlendirmenin yerine geçip geçemeyeceği bulunuyor. Yanlış veya kişiye uygun olmayan ilaç önerileri, özellikle düzenli ilaç kullanan kişiler açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
OpenAI’dan açıklama bekleniyor
Dava kapsamında öne sürülen iddialara ilişkin OpenAI tarafından henüz bir açıklama yapılmadığı bildirildi. İddiaların mahkeme sürecinde nasıl değerlendirileceği ve olayda yapay zekâ sisteminin ne ölçüde sorumluluğunun bulunduğu ise belirsizliğini koruyor.
Yaşanan olay, yapay zekânın günlük yaşamda giderek daha fazla kullanıldığı bir dönemde, sağlıkla ilgili kritik kararların yalnızca sohbet botlarından alınan yanıtlara dayandırılmaması gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.