Tüketici; taraf olduğu sözleşmelerde akdin zayıf tarafı kabul edilmekte olup, genel kanunlar ile belirlenen haklara göre çok daha güçlendirilmiş haklara sahiptir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) adlı özel bir kanun ile tüketici hakları düzenlenmiştir.
Aldatıcı reklam yasağı tüketici hukukunun önemli başlıklarından biridir. Teknolojide yaşanan gelişmeler ekseninde satıcı/sağlayıcı/üretici/hizmet sunucularının nihai tüketiciye ulaşma yöntemleri çeşitlenmiştir. Sunulan ürün veya hizmetin reklamının yapılmasında yeni yöntemler ortaya çıkmaktadır. Özellikle sosyal medya en büyük reklam mecralarından biri haline gelmiştir. İnfluencerlar tarafından yapılan reklamlar ise bu alanın en görünür örneğini oluşturmaktadır. Buna bağlı olarak tüketicinin kontrolsüz ve filtresiz reklamlara olan maruziyeti artmıştır ve yanıltıcı ve aldatıcı reklamlara karşı daha güçlü şekilde korunması gereği son yıllarda çok daha fazla önem kazanmıştır.
Yapılan yanıltıcı reklamlar neticesinde tüketiciler beklentilerinin dışında bir hizmet/mal alabilmekte ve konu yargıya intikal edilebilmektedir. Kanun koyucu, tüketicinin aldatılmasını önlemek amacıyla yasa ve yönetmelik düzeyinde birtakım düzenlemeler yapmıştır. 6502 Sayılı TKHK’nın 61. maddesinde ticari reklam: “Ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurular” olarak tanımlanmıştır.
Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklamlar açıkça yasaklanmıştır.
Yasada örtülü reklam da tanımlanmış olup buna göre; reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilmiş ve sesli, yazılı ve görsel örtülü reklamlar her mecrada yasaklanmıştır.
Reklamların doğru ve dürüst şekilde yapılması yasa ile hüküm altına alınmış ve buna ilişkin ispat yükü reklamı veren tarafa yüklenmiştir. İşbu düzenlemelere reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşlar da uymakla yükümlüdür.
TKHK’nın 63. maddesi ile aldatıcı reklam uygulamalarını denetlemek üzere Reklam Kurulu kurulmasına karar verilmiş ve ticari reklamların Reklam Kurulu’nca belirlenen ilkelere göre yapılacağı, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun olması gerektiği belirtilmiştir. Reklam Kurulu ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası veya gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası ya da içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verme hususlarında görevlendirilmiştir.
Yasa düzenlemesine paralel düzenlemeler Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ve Reklam Kurulu Yönetmeliği’nde de yer almaktadır. İşbu yönetmeliğin 5.maddesinde hangi reklamların yasak olduğu belirlenmiştir.
Buna göre reklamlar:
· Genel ahlak kurallarına aykırı ifade ya da görüntüler içeremez.
· Kamu sağlığını bozucu nitelikte olamaz.
· Kamu düzenini bozan, şiddet hareketleri ile yasadışı veya kınanacak davranışlara yol açan, göz yuman, bu davranışları özendiren veya destekleyen unsurlar içeremez.
· Hasta, çocuk, yaşlı ve engellileri istismar edici ifade ya da görüntüler içeremez.
· Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri özelliklere yönelik kötüleme, istismar, önyargı veya ayrımcılık içeremez.
· İnsan onuru ve kişilik haklarını zedeleyici biçimde yapılamaz.
· Önceden izin alınmadan, hiç kimsenin özel ya da sosyal yaşamına dair ifade veya görüntüler içeremez; reklamlarda o kişiye atıfta bulunulamaz; kişinin özel mülkü, ilgili ürüne ya da organizasyona verilmiş kişisel onay etkisi oluşturacak şekilde görüntülenemez veya belirtilemez.
· Tüketicilerin korkularını ve batıl inançlarını istismar edemez.
· Toplumu endişeye sevk edici veya yanıltıcı biçimde; hastalık, yaralanma ve benzeri bir durumla ilgili ifade ya da görüntüler içeremez.
· Güvenlik kurallarının gözetilmediği ve güvenlik açısından tehlike oluşturabilecek uygulama ve durumlarla ilgili hiçbir sunum ya da tanımlama içeremez.
Reklamlar, hiçbir konuda tüketiciyi doğrudan veya dolaylı olarak yanıltabilecek ifade ya da görüntüler içeremez:
· Malın; yapısı, bileşimi, tedariki, faydası, riski, aksesuarları, üretim yöntemi ve tarihi, amaca uygunluğu, kullanım şekli, kullanım ömrü ve alanları, teknik özellikleri, verim ve performansı, miktarı, menşei, çevreye etkisi gibi özellikleri,
· Hizmetin nitelikleri,
· Mal veya hizmet sunan kişi ya da kuruluşun ticaret unvanı, işletme adı, statüsü ve yetki alanları,
· Mal veya hizmetin değeri ve ödenecek gerçek toplam fiyatı,
· Kiralama yoluyla satış, kiralama, taksitle satış ve kredili satış gibi diğer ödeme şartları,
· Teslim, değiştirme, geri alma, garanti, satış sonrası hizmetleri, yedek parça veya bakım ve onarım şartları,
· Fikri ve sınai mülkiyet hakları,
· Resmi tanınma ya da onay, madalyalar, ödüller, diplomalar ve benzeri belgeler,
· Sosyal amaçlı yardımlar,
· Tüketicilerin yasal hakları veya karşılaşabileceği riskler.
· İlgili mevzuatı gereği bir mal veya hizmete ilişkin olarak düzenlenmesi zorunlu ruhsat, izin, onay, kayıt gibi belgeler ile uyulması gereken diğer yasal süreçler, o mal veya hizmetin diğerlerinden farklı ya da daha üstün olduğu algısı oluşturacak biçimde reklamlarda kullanılamaz.
· Reklamlarda tüketicinin sahip olduğu yasal haklar, tüketicilere fazladan sunulan bir hak gibi gösterilemez.
Reklamlarda yer alan;
· Araştırma sonuçları veya bilimsel yayınlardan yapılan alıntılar çarpıtılamaz.
· İstatistikler gerçekte olduklarından farklı sonuçlar doğuracak biçimde sunulamaz.
· Bilimsel terimler yanıltıcı biçimde kullanılamaz.
· İddialar, gerçekte sahip olmadıkları bir bilimsel temele sahipmiş gibi gösteren bilimsel terminoloji ve ifadeler içeremez.
Yönetmelikte bu hususlar örnekleme yoluyla sayılmış olup, sınırlı sayıda belirlenmemiştir. Reklamın aldatıcılığının tespiti noktasında ise referans olarak “ortalama tüketicinin algılama düzeyi” dikkate alınacaktır. Bu ölçüt ile somut olay değerlendirilmesinde bir kriter ortaya konulmuştur.
Sayılan hususların ihlali halinde ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 77/12 düzenlemesi ile yaptırımlar uygulanmaktadır. TKHK m. 61’e aykırılık halinde; reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idari para cezası ve gerektiğinde üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanır. İnternet ortamında gerçekleşen ihlallerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilmektedir.
Sonuç olarak; aldatıcı reklam yasağı tüketici hukukunun en dinamik alanlarından biridir. Dijitalleşmenin yoğun yaşandığı bugünlerde reklam yapmak kadar reklama ulaşmak da kolaylaşmıştır. Reklamın etki gücünün artışına paralel olarak tüketicinin yanıltılma, manipüle edilme riski de yükselmiştir. 6502 sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik düzenlemesi ile yanıltıcı reklam yasağı somut ve kesin kurallara bağlanmış, tüketici lehine güçlü bir koruma mekanizması kurulmuştur. Yasa, tüketicinin korunmasını sağlamanın yanı sıra piyasayı düzenlemeyi de amaçlamıştır. Mevzuat hükümlerinde tahdidi bir sayım yapılmadığı olgusu da dikkate alınarak özellikle dijital mecralarda ve influencer temelli reklamcılık faaliyetlerinde ortaya çıkan yeni uygulamalar, mevcut düzenlemelerin yorum yoluyla genişletilmesini zorunlu kılmaktadır. Reklam Kurulu’nun güncel kararları da bu durumu göstermektedir. Tüketicinin etkin şekilde korunabilmesi mevzuat hükümlerinin güncel gelişmeleri takip etmesini ve tavizsiz uygulanmasını gerektirmektedir.
Av. Fatma Süreyya ÖLMEZTOPRAK